Çalışma Danışmanı
Skip Navigation LinksANA SAYFA HABERLER Danışman Yazıları Çalışma Danışmanı
14.01.2019 2019 YILI İŞ ve SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU GÜNCEL BİLGİLERİ (01.01.2019/31.12.2019)

2019 YILI İŞ ve SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU GÜNCEL BİLGİLERİ (01.01.2019/31.12.2019)

4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesiyle, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi halen yürürlükte bulunmaktadır. 

MADDE 14 – KIDEM TAZMİNATI:(Değişik birinci fıkra: 29.07.1983-2869/3 mad.),Bu Kanuna tabi işçilerin iş sözleşmelerinin:

1. İşveren tarafından bu kanunun 17/II. maddesinde gösterilen sebepler dışında,

2. İşçi tarafından bu Kanunun 16. maddesi uyarınca,

3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,

4.Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık,


ERGİDEN İSTİSNA YEMEK BEDELİ TUTARI:

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesinin 8 numaralı bendinde yer alan, işverenlerce işyeri veya işyerinin müştemilatı dışında kalan yerlerde hizmet erbabına yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı, 2019 takvim yılında uygulanmak üzere 19.00 TL/Gün olarak tespit edilmiştir. (305 sayılı GV. Genel Tebliği, 31.12.2018 tarih, 30642/3. Mükerrer sayılı RG).

 

ENGELLİLİK İNDİRİMİ TUTARLARI:

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31.  maddesinin ikinci fıkrasında yer alan engellilik indirimi tutarları, 2019 takvim yılında uygulanmak üzere;

1. Derecede engelliler için çalışma gücünün en az %80’ ini kaybetmiş olanlar 1.200.- TL,

2. Derecede engelliler için çalışma gücünün en az %60’ ini kaybetmiş olanlar    650.- TL,

3. Derecede engelliler için çalışma gücünün en az %40’ ini kaybetmiş olanlar    290.- TL,

Olarak tespit edilmiştir. (305 sayılı GV. Genel Tebliği, 31.12.2018 tarih, 30642/3. Mükerrer sayılı RG).

 

2019 YILI ÜCRET GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİNE ESAS ALINAN TARİFE:

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 103. maddesinin birinci fıkrasında yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 2019 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir. (305 sayılı GV. Genel Tebliği, 31.12.2018 tarih, 30642/3. Mükerrer sayılı RG).

 

  18.000 TL' ye kadar                                                                                   % 15

  40.000 TL' nin 18.000 TL'si için 2.700 TL, fazlası                                 % 20

148.000 TL' nin 40.000 TL'si için 7.100 TL, fazlası                                % 27

148.000 TL' den fazlasının 148.000 TL'si için 36.260 TL, fazlası         % 35

                           

DAMGA VERGİSİ ORANI

Maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar (avans olarak ödenen dahil) için verilen makbuzlar ile bu paraların nakden ödenmeyerek kişiler adına açılmış veya açılacak cari hesaplara nakledildiği veya emir ve havalelerine tediye olunduğu takdirde nakli veya tediyeyi temin eden kağıtlar için Damga Vergisi Oranı binde %07,59 olarak belirlenmiştir. (63 Seri Numaralı Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği. 31.12.2018 tarih, 30642/3 Mükerrer sayılı RG).

 

ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU KARARI

Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 25.12.2018 tarih ve 2018/1 sayılı Kararı, RG.’nin 27.12.2018 tarih, 30638 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesi ile Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 522. maddesi gereğince,  iş sözleşmesi ile çalışan ve bu kanun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin asgari ücretini tespit etmekle görevli Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 06.12.2018 tarihinde başladığı çalışmalarını 25.12.2018 tarihine kadar sürdürmüş ve yaptığı dört toplantı sonucunda;

1.Milli seviyede tek asgari ücret tespitine, oybirliğiyle,

2.İşçinin bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücretinin; 01.01.2019/31.12.2019 tarihleri arasında 85,28(seksen beş lira yirmi sekiz kuruş) olarak tespitine oybirliğiyle,  

3.İş bu Kararın, 4857 sayılı Kanunun 39. maddesine dayanılarak hazırlanan Asgari Ücret Yönetmeliği’nin 11. maddesi gereğince Resmi Gazete’ de yayımlanmasına oy birliğiyle, karar verilmiştir.

 

 

 

 

NET ASGARİ ÜCRETİN İŞVERENE MALİYETİ (TL/AY)

(01.01.2019/31.12.2019 Dönemi)

 

ASGARİ ÜCRET                                2.558,40        İŞVEREN PAYI (TL/AY).                 

SGK PRİMİ(%14)                                358,18        ASGARİ ÜCRET                     2.558,40

İŞSİZLİK SİG. İŞÇİ FONU (%1)             25,58         SGK İŞVER. HİS.(%15,5)***        396,55

GELİR VERGİSİ MATRAHI              2.174,30        SGK İŞVER. HİS.(%15,5)***        396,55

%15 HESAPLANAN GELİR VER. *    326,20        İŞSİZLİK SİG. İŞV. FONU(%2)             51,17

 

ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ (Bekâr)    191,88                   

ÖDENECEK GELİR VERGİSİ                134,32

DAMGA VERGİSİ (%07,59)                             19,42

KESİNTİLER TOPLAMI                       537,50

NET ASGARİ ÜCRET**                     2.020,90        İŞVERENE TOP. MALİYET    3.006,12

 

İşçilere, belirlenen asgari ücretten daha düşük ücret ödenemez. İş sözleşmelerine ve toplu iş sözleşmelerine bunun aksine hükümler konulamaz. İşverenler tarafından, işçilere sağlanan sosyal yardımlar sebebiyle asgari ücretten herhangi bir indirim yapılamaz. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 102. maddesinin (a) fıkrasına göre, 39. maddesinde belirtilen asgari ücreti işçiye ödemeyen veya noksan ödeyen işveren veya işveren vekiline, 2019 yılı için bu durumdaki her işçi ve her ay için 236.00 TL. İdari para cezası uygulanacaktır.

               Not:

               5083 Sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca; Türk Lirası değerlerin yeni Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve Yeni Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında yarım Kuruş ve üzerindeki değerler bir Yeni Kuruşa tamamlanır; yarım Yeni Kuruşun altındaki değerler dikkate alınmamıştır.

               *) Gelir Vergisi Hesaplamasında; 193 Sayılı GV. Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca işçinin, bekar ve çocuksuz olduğu ve sadece kendisi dikkate alınarak, Asgari Geçim İndirimi uygulanmıştır.

               **) Net ele geçen asgari ücrete 191,88 TL. (Bekar) asgari geçim indirimi ilave edilmiştir.

                 ***) 5510 sayılı Kanunun 81. maddesinin (ı) bendine göre, bent de belirtilen şartları sağlayan işverenlere, SGK primi işveren payında beş puanlık indirim öngörüldüğünden hesaplamalar buna göre yapılmıştır. Gerekli şartları sağlamayan işverenler için, SGK primi işveren payı %20,5' dir. 6385 sayılı kanunun 9. maddesiyle yapılan düzenleme ile 01.09.2013 tarihinden itibaren, geçerli olmak üzere 5510 sayılı kanunun 81. Maddesi “kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının %2’ sidir. 

 

ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ NEDİR

(Asgari Geçim İndiriminde Eş ve Çocukların Durumu:

5615 sayılı yasanın 2. maddesi ile GV.'nun mülga 32. maddesi, başlığı ile birlikte yeniden düzenlenerek, 01 Ocak 2008 tarihinden itibaren ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ MÜESSESESİ" getirilmiştir. Asgari Geçim İndirimi, sadece gerçek usulde vergilendirilen ücret gelirleri için uygulanmaktadır. Asgari geçim indirimi, bireyin veya ailenin asgari geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır. Ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler asgari geçim indirimi uygulamasından istifade eder.

Asgari Geçim İndiriminden Yararlanma Şartları:

*İndirim yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı, ayrı çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Çalışanlar ücretli olarak çalışmayan eşlerini, emekli aylığı alıyor olsalar dahi beyan edebiliyorlar.

*18 yaşından büyük, çalışmayan ve öğrenim görmeyen çocuklardan dolayı asgari geçim indiriminden yararlanılmaz.

*Ücretlerin vergilendirilmesinde Asgari Geçim İndirimi uygulandıktan sonra varsa teşvik amaçlı diğer indirim ve istisnalar dikkate alınır. (Ek fıkra: 16.06.2009-5904/2. Mad.)

*Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. (Ay içinde eksik çalışılsa dahi Asgari geçim indirimi tam olarak uygulanır). Bu fıkraya göre belirlenen tutar ile GV.' nun 103. maddesindeki Ücretliler için Gelir Vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılması bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanmaktadır. Asgari geçim indirimine ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığınca çıkarılan 04.12.2007 tarih ve 26720 sayılı RG yayımlanan 265 Seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmıştır. *Aynı zamanda birden fazla işverenden ücret alınması halinde, asgari geçim indirimi uygulaması, en yüksek ücretin elde edildiği işveren tarafından gerçekleştirilecektir. *GV. 61. Maddesi kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenler. Sosyal Güvenlik Destek Primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olanlarla da genel hükümlere göre asgari geçim indiriminden yararlanacaklardır.

Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla asgari geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanuni oranına kadar indirmeye yetkilidir. Asgari geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasları Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Ücret gelirleri kesinti yoluyla vergilendirilmektedir. Verginin idareye beyan edilip ödenmesi işveren sorumluluğundadır. Her ne kadar bu konuyla ilgili tebliğde ceza belirtilmemiş olsa da, işveren yaptığı eksik kesinti sebebiyle idare ile karşı karşıya kalabilir ve cezalı bir durum oluşabilir. Bu durumda ise işveren eksik veya yanlış bildiriminden dolayı çalışana rücu hakkını kullanabilir.

 

AGİ=Yasal Asgari Ücretx12 ayx%50(Bekar)x Gelir Vergisi Dilimi(%15):12 ay

 

- Mükellefin kendisi için                                          % 50'si,

- Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için      % 10'u,

- Çocukların her biri için ayrı, ayrı ilk 2 çocuk için           %  7,5’i,

- Üçüncü çocuk için                                                 % 10’u

- Diğer çocuklar için                                                            %  5'i

 

Eşi Çalışmayan Personelin AGİ Çocuk Sayısı Tavanı Nedir:

*Eşi çalışmayan personelin AGİ çocuk sayısı tavanı 3 çocuktur. Eşi çalışan personelin AGİ çocuk sayısı tavanı 5 çocuktur. Alınabilecek En Yüksek Asgari İndirim Oranı %85’ i geçemez.

 

 

2019 Yılı Asgari Geçim İndirimi Tablosu

%50 Bekâr

191,88

%50    Evli/Eşi Çalışan

191,88

%57,5 Evli/Eşi Çalışan + 1 Çocuk

220,66

%65    Evli/Eşi Çalışan + 2 Çocuk

249,44

%75    Evli/Eşi Çalışan + 3 Çocuk

287,82

%80    Evli/Eşi Çalışıyor + 4 Çocuk

307,01

%85    Evli/Eşi Çalışıyor + 5 Çocuk

326,20

%60    Evli/Eşi Çalışmayan

230,26

%67,5 Evli/Eşi Çalışmayan + 1 Çocuk

259,04

%75    Evli/Eşi Çalışmayan + 2 Çocuk

287,82

%85    Evli/Eşi Çalışmayan + 3 Çocuk

326,20

%50    Boşanmış       

191,88

%57,5 Boşanmış 1 çocuklu

220,66

%65    Boşanmış 2 çocuklu 

249,44

%75    Boşanmış 3 çocuklu

287,82

  
  
   

 

Not: Hesaplamalar GVK. 103. maddesinin ilk dilimindeki %15 vergi oranı esas alınarak yapılmıştır. 

 

SOSYAL GÜVENLİK PRİMİNE ESAS KAZANÇLAR:

01.01.2019-31.12.2019 tarihleri arasında uygulanacak asgari ücret ise Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 85,28 TL/Gün olarak belirlenmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 82. maddesinde, 6761 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca, alınacak primlerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, asgari ücretin otuzda biri, üst sınırı ise 7,5 katı olarak tespit edilmiştir.

Günlük kazançları yukarıdaki fıkrada belirtilen alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır. İkinci fıkraya göre sigortalının kazancı alt sınırın altında ise bu kazanç ile alt sınır arasındaki farka ait sigorta primleri ile ücretsiz çalışan sigortalılara ait sigorta primlerinin tümünü işveren öder”.

 

 

 

D Ö N E M İ (01.01.2019/31.12.2019     

Günlük Kazanç Alt Sınırı                         85,28 TL.          

Aylık Kazanç Alt Sınırı                                    2.558,40 TL.

Günlük Kazanç Üst Sınırı                   2.558,40 TL.          

Aylık Kazanç Üst Sınırı                     19.188.00 TL.

 

Not: 1- 16 yaşından büyükler ve küçükler için tek asgari ücret belirlendiğinden, prime esas kazanç tutarları 16 yaşından küçükler için de aynen geçerlidir.

2- SGP. Esas tavan hesaplaması: 85,28 x 7,5 katı= 639,60 (virgülden sonrası yukarı yuvarlandığında 639,60TL. x 30 gün=19.188.00 TL).

SGK PRİMİNDEN MUAF OLAN ÖDEMELER:

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), sosyal güvenlik hizmetlerini ifa etmesi için öngörülen her türlü ödemeler ile yönetim giderlerini karşılamak üzere ilgililerden prim alıyor. Bu primler, SGK’ nın gelir kaynaklarının en önemlisi. SGK primlerinin matrahını, işverenlerin çalışanlarına yaptıkları ödemeler oluşturuyor. SGK genel olarak bütün ödemeleri prime tabi tutarken, bazı ödemeleri ise prime tabi tutmaktan istisna etti. Bazı ödemeleri de kısmen prime tabi tutuyor. Kısmen prime tabi olan ödemeler.

 

YEMEK PARALARI

Sigortalılara yemek parası adı altında yapılan ödemelerin, işyerinde veya müştemilatında işveren tarafından yemek verilmemesi şartıyla, fiilen çalışılan gün sayısı dikkate alınarak 16 yaşından büyükler için belirlenen günlük asgari ücretin % 6’ sının, yemek verilecek gün sayısı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktarı, prime esas kazançların tespitinde dikkate alınmayacak. Dolayısıyla bu tutardan prim kesilmeyecek. Bu durumda, yemek parası adı altında yapılan ödemelerden prime esas kazanca dahil edilecek tutar. (Brüt Günlük Asgari Ücret x %6 x (Ay İçinde Fiilen Çalışılan Gün Sayısı) Yemek Parası Verilen Gün Sayısı = İstisna Tutarı, Ödenen Yemek Parası-İstisna Tutarı)=Prime Esas Kazanca Dahil Edilecek Yemek Parası” formülü vasıtasıyla hesaplanacak.

Öte yandan, sigortalılara ay içinde yemek parası olarak nakit ödeme yapılmaksızın, çalıştıkları işyerinin dışında yemek üretimi yapan başka firma veya şahıslar tarafından (örneğin yemek kuponu karşılığında) gerek işyerinde gerekse işyerinin dışında yemek verilmesi halinde, işverenlerce bu firma veya şahıslara fatura karşılığında yemek bedeli olarak ödenen fatura bedelleri prime esas kazanca dahil edilmeyecek.

01.01.2019/31.12.2019 tarihleri arasında primlerden istisna edilecek günlük yemek parası: 85,28 TL x %6 = 5,12 TL/Gün,

 

ÇOCUK YARDIMI

Sigortalının hizmet akdinin devam etmesi şartıyla ve fiilen çalışmasının olup olmadığı üzerinde durulmaksızın; sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı sayılmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan çocuklarından 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya Meslekî Eğitimi Kanunu’nda belirtilen aday çırak, çırak ya da işletmelerde meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yükseköğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın Kanuna göre malûl olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklar için çocuk zammı adı altında yapılan ödemelerin, çocuk başına 16 yaşından büyükler için belirlenen aylık asgari ücretin yüzde 2’si aylık prime esas kazançların hesaplanmasında dikkate alınmayacak.

Bu durumda, çocuk zammı adı altında yapılan ödemelerden prime esas kazanca dahil edilecek tutar; (Brüt Aylık Asgari Ücret x % 2 x Çocuk Sayısı (İki Çocuğa Kadar) = İstisna Tutarı, Ödenen Çocuk Zammı - İstisna Tutar = Prime Esas Kazanca Dahil Edilecek Çocuk Zammı” formülü vasıtasıyla hesaplanacak). 01.01.2019/31.12.2019 tarihleri arasında aylık çocuk yardımı; 2.558,40 TL x % 2 = 51,17 TL/Ay primlerden istisna edilebilecek.

AİLE YARDIMI:

Sigortalılara aile zammı adı altında yapılacak ödemelerin, sigortalının hizmet akdinin devam etmesi şartıyla fiilen çalışmasının olup olmadığı üzerinde durulmaksızın, sigortalının eşinin Kanuna tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmaması ve Kurumdan gelir veyahut aylık almaması durumunda, 16 yaşından büyükler için belirlenen aylık asgari ücretin yüzde 10’u aylık prime esas kazançların hesaplanmasında dikkate alınmayacak. Bu durumda, aile zammı adı altında yapılan ödemelerden prime esas kazanca dahil edilecek tutar; (Brüt Aylık Asgari Ücret X % 10 = İstisna Tutarı, Ödenen Aile Zammı – İstisna Tutarı = Prime Esas Kazanca Dahil Edilecek Aile Zammı” formülü vasıtasıyla hesaplanacak. 1/1/2018 ila 31/12/2018 tarihleri arasında aylık aile yardımı; 2.558,40 TL x %10 = 255,84 TL/Ay tutarındaki kazançları, prime esas kazanca dahil edilmeyecek).

 

İŞLETMELERDE MESLEK EĞİTİMİ GÖREN ÖĞRENCİLERE YAPILACAK ÜCRET ÖDEMESİ

3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu hükmünce, işletmelerde Meslek Eğitimi: (Değişik: 02.12.016-6764/41 md.) On ve daha fazla personel çalıştıran işletmeler, çalıştırdıkları personel sayısının %5 az olmamak üzere mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumu öğrencilerine beceri eğitimi, mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumu öğrencilerine staj ve tamamlayıcı eğitim yaptırır. Öğrenci sayısının tespitinde kesirler tam sayıya tamamlanır. Bu işletmeler mesleki ve teknik eğitim yapan yükseköğretim kurumu öğrencilerine staj yaptırabilir.

Vardiya usulü veya mevsimlik olarak faaliyet gösteren işletmelerde eğitim görecek öğrenci sayısının tespitinde gündüz vardiyasında veya faaliyet gösterdiği mevsimde çalışan personel sayısı esas alınır. On ve daha fazla personel çalıştıran ve Bakanlıkça işletmelerde mesleki eğitim kapsamına alınan, ancak, beceri eğitimi yaptırmayan işletmeler, beceri eğitimi yaptırması gereken her öğrenci için eğitim süresince her ay 18 yaşını bitirenlere ödenen asgari ücretin net tutarının 1/3’ü nispetinde, yirmi ve daha fazla personel çalıştırılması halinde 2/3’ü nispetinde Saymanlık hesabına para yatırmakla yükümlüdürler.

(Değişik: 02.12.2016-6764/45 mad.) Aday çırak ve çıraklar ile işletmelerde mesleki eğitim gören, staj veya tamamlayıcı eğitime devam eden öğrencilere işletmeler tarafından ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışlar, düzenlenecek sözleşme ile tespit edilir. Ancak, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında staj veya tamamlayıcı eğitim gören öğrencilere asgari ücretin net tutarının; yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde otuzundan, yirmiden az personel çalıştıran işyerlerinde yüzde on beşinden, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin yüzde otuzundan aşağı ücret ödenemez. Bu amaçla kamu kurum ve kuruluşları gerekli tedbirleri alır. Staj yapacak işletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencileri ile yükseköğretim kurumları ve birimlerinde yapan yükseköğretim öğrencilerinin yaptıkları stajlar bu fıkra hükmü kapsamı dışındadır.

Aday çırak, çırak ve öğrencinin eğitimi sırasında işyerinin kusuru halinde meydana gelecek iş kazaları ve meslek hastalıklarından işveren sorumludur. Aday çırak, çırak ve öğrencilere ödenecek ücretler her türlü vergiden müstesnadır.

(Değişik: 02.12.2016-6764/45 mad.) Aday çırak, çıraklar, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında okumakta iken staja, tamamlayıcı eğitime veya alan eğitimine tabi tutulan öğrencilerin sigorta primleri asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden, Bakanlık ile mesleki ve teknik eğitim yapan yükseköğretim kurumlarının bağlı olduğu üniversitelerin bütçesine konulan ödenekten karşılanır.

Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilere işletmelerce her yıl tatil aylarında bir ay ücretli izin verilir. Ayrıca mazeretleri kabul edilenlere okul müdürlüğünün görüşü alınarak bir aya kadar ücretsiz izin de verilebilir.

6764 sayılı kanunla staj yapan öğrencilerin ücretleri için devlet katkısı yapılması yönünde düzenleme yapılmıştır. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrasının (B) bendinin (h) alt bendi için ayrılan tutardan Devlet katkısı olarak ödenmesine ilişkin süre, 2018/2019 eğitim ve öğretim yılından itibaren üç eğitim ve öğretim yılı uzatılmıştır. Kamu kurum ve kuruluşlarına Devlet katkısı ödenmez. (22.11.2018 tarih ve 356 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı).

 

01.01.2019/31.12.2019 Tarihleri arasında:

Brüt Asgari Ücret:                                       2.558.40

SGP. İşçi Hissesi %14                                                 358,18

İşsizlik Sigorta Fonu, İşçi His.%1                    25,58

Gelir Vergisi % 15                                           326,20

DV. %07,59                                                        19,42

Kesintiler Toplamı                                          729,38

Net Asgari Ücret                                          1.829,02

Net Asgari Ücretin %15                                 274,35       

Net Asgari Ücretin %30                                 548,71

İŞLETMELERDE ÖĞRENİM GÖREN ÖĞRENCİLERİ İÇİN AYLIK ASGARİ ÜCRET TUTARLARI

Dönemler

20' den Az Personel Çalıştıran İşyerlerinde

20 ve Üzerinde Personel Çalıştıran İşyerlerinde

01.01.2019-31.12.2019 Dönemi

274,35 TL/NET/AY

548,71 TL/NET/AY,

emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;

5.(Ek bent: 25.08.1999-4447/45 mad.)506 Sayılı Kanunun 60. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı kanunun Geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,(08.09.1999 tarihinden önce çalışmaya başlayanlar için aylığa hak kazanma koşullarından yaş dışında en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı koşullarını doldurup emekli yaşını beklemeleri halinde kıdem tazminatı ödenmektedir).

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren iş sözleşmesinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.(Değişik fıkralar:17.10.1980-2320/1 mad.):

İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. Değişik ibare:05.05.1981-2457/1 mad.)12.07.1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. (Değişik ibare: 05.05.1981-2457/1 mad.)12.07.1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.

İşçinin birinci bendin 4. fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.

T.C Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.

Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.

Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz.

Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4. maddesinde sayılan kurumları kapsar.

Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.

Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur.

Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.

(Değişik fıkra: 29.07.1983-2869/3 mad.) (Değişik ibare: 09.08.2002-4773/3 mad.)13. maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26.maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hâkim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.

(Değişik fıkra:17.10.1980-2320/1 md)Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir.

(Değişik:10.12.1982-2762/1 mad.)Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanunu’na tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. (Değişik fıkralar: 17.10.1980-2320/1 mad.), İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.

İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydıyla Devlet veya kanunla kurulu kurumlarda veya %50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.

Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.

 

KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANMA KOŞULLARI:

Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için İş Kanunu’na tabi bir iş sözleşmesiyle çalışılmış olması gerekir. 4857 sayılı İK.’nu nun 4. maddesin de sayılan istisnalar kapsamında kalan çalışanlar ile Borçlar Kanununa tabi diğer çalışanlarda kıdem tazminatına hak kazanılması söz konusu olmaz.

Belirli süreli İş sözleşmesi kıdem tazminatını bertaraf edecek şekilde yapılamayacağından, belirli süreli iş sözleşmesinin işverence yenilenmemesi hali için de işçiye kıdem tazminatının ödenmesi gerekir. (YG. 22. HD. 2015/8190 E, 2016/12828 K, 02.05.2016 T), Belirli süreli sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi halinde kıdem tazminatı ödenmesi gerektiği yönündedir. (YG. 9. HD. 2017/4620 E, 2017/7462 K, 27.04.2017 T). Belirli süreli iş sözleşmesinin yenilenmeyeceğini işçiye bildiren işverenin iş sözleşmesini sona erdirdiğini kabul etmiş ve kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği sonucuna varmıştır. (HGK. 2015/22-922 E, 2017/316 K, 22.02.2017 T). Belirli süreli iş sözleşmesinin bitiminde işçinin ayrılması ve bir gün sonra başka işe girmesi halinde ise Yargıtay işçinin istifasını kabul etmiş ve kıdem tazminatı hakkının bulunmadığı sonucuna varmıştır. (YG. 22. HD. 2015/17794 E, 2017/22864 K, 25.10.2017 T).

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları ile eğitim ve öğretimin, öğrenciler bakımından kesintisiz devam etmesi amaçlandığından, “en az bir takvim yılı süreli” sözleşme imzalanmasını öngören 5580 sayılı kanunun 9. maddesi diğer maddelerle birlikte değerlendirildiğinde özel öğretim kurumları personeli ile yapılan sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi olduğu sonucuna varılmıştır. (İBBGK. 2017/1 E, 2018/2 K, 23.02.2018 T).

İşçinin kıdem tazminatına hak kazabilmesi için aynı işverene ait işyeri ve işyerlerinde en az bir yıl süreyle çalışmış olması gerekir. Kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde fesih ve iş sözleşmesinin sona ermesi gerekir.  İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, kıdem tazminatında zamanaşımı süresi beş yıldır. (7036 sayılı kanunun Ek Madde 3, RG. 25.10.2017 tarih ve 30221 sayısı.),

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 25/7. maddesi hükmünce. (Değişik: 17.10.1980 - 2320/2 mad.) 1475 ve 854 sayılı kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz.)

 

KIDEM TAZMİNATININ YILLIK TAVAN MİKTARININ HESAPLANMASI:

            Kamu görevlilerinin 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 5.  maddesinin beşinci fıkrasında;  

“Maliye Bakanlığı, 8. maddede öngörülen hallerin gerçekleşmesi durumunda birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda belirlenmiş olan katsayıları, sözleşme ücreti artış oranlarını ve ücret tavanları ile 7. maddede yer alan ortalama ücret toplamı üst sınırlarını; anılan fıkralarda belirlenmiş olan artış oranı ile 8. madde uyarınca verilecek enflasyon farkını yansıtacak şekilde yeniden belirler ve duyurur.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre 01.01.2019/30.06.2019 döneminde geçerli olmak üzere;

  1. "657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 154.

    maddesi uyarınca aylık gösterge tablosunda yer alan rakamlar ile ek gösterge rakamlarının aylık tutarlara çevrilmesinde uygulanacak aylık katsayısı (0,130597), memuriyet taban aylığı göstergesine uygulanacak taban aylık katsayısı (2,044187), iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük ve mali sorumluluk zamlarının aylık tutarlara çevrilmesinde uygulanacak yan ödeme katsayısı ise (0,041416) olarak belirlenmiştir.(Hazine ve Maliye Bakanlığının, 08.01.2019 tarih ve 27998389/010-06-02-87 sayılı yazısında 01.01.2019/30.06.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere).

     

                Katsayılar(01.01.2019/30.06.2019)                   

                Memur Aylığı Katsayısı                   : 0,130597                

    Memur Taban Aylık Katsayısı        : 2,044187                

    Yan Ödeme Katsayısı                      : 0,041416                

    1475 Sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde yer alan;”Toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet Memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu Hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. ”Hükmü gereğince Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet Memuru olan "Başbakanlık Müsteşarının bir hizmet yılı için alabileceği azami emeklilik ikramiyesi; dolayısıyla kıdem tazminatının yıllık tavan miktarı 01.01.2019/30.06.2019 tarihleri arasında aşağıdaki şekilde olacaktır.

    (1500 Gösterge+8000 Ek Gösterge) x 0,130597 Memur Aylık Katsayısı                  1.240,67

    (1500 Gösterge+8000 Ek Gösterge) x 0,130597 Memur Aylık Katsayısı (% 215)   2.667,44

    (500 Kıdem Aylık Göstergesi x 0,130597 Memur Aylık Katsayısı)                                  65,30

    (1000 Taban Aylık Göstergesi x 2,044187 Taban Aylık Katsayısı)                             2.044,19

    Kıdem Tazminatı Yıllık Tavan Miktarı                                                                  6.017,60

     

    GELİR/DAMGA VERGİSİNDEN İSTSNA TUTULACAK ÇOCUK/AİLE ZAMMI TUTARLARI (01.01.2019/30.06.2019)

    657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu:

    Aile Yardımı Ödeneği: (1)

    Madde 202 - Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. (Değişik: 27.06.1989-KHK-375/10 mad). Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından her biri için de 250 gösterge rakamının (72. ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. (Mülga ikinci cümle: 13.02.2011-6111/117 mad). Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir.(Ek: 09.04.1990-KHK-418/7mad.; İptal:Anayasa Mahkemesi' nin 05.02.1992 tarih ve E.1990/22, K. 1992/6 sayılı Kararı ile, Yeniden düzenleme:18.05.1994-KHK-527/9 mad).Bu fıkrada yer alan gösterge rakamlarını üç katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.(2)(3) 6111 sayılı Kanunun 117. maddesi uyarınca 657 sayılı Kanun’un 202.maddesinde yer alan çocuk sayısı sınırlamasına ilişkin cümle 25.02.2011 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır.

     

    2134 Gösterge x 0,130597 Aylık katsayı = 278,69 TL/Ay,

     

    Aile yardımı sadece Kamuda çalışanlar için vergiden muaftır. Özel kesim çalışanları iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi hükmünce aile yardımı yapılması durumunda, Gelir ve Damga Vergisi kesintisine tabi utulacaktır.

     

    (1) 03.07.2011 tarihli ve 2011/2022 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Kararın 3 üncü maddesiyle, bu maddede yer alan ve eş için ödenmekte olan aile yardımı ödeneğine esas (1.500) gösterge rakamının 01.07.2011 tarihinden itibaren (2.134) olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

    (2) 21.03.2006 tarihli ve 5473 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle; bu fıkrada yer alan "250" rakamı "1500", "50" rakamı "250", "5 katına" ibaresi ise "3 katına" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

     

    VERGİDEN MÜSTESNA ÇOCUK ZAMMI TUTARI(TL/AY) - (01.01.2019/30.06.2019):

    GV. Kanunu'nun 25/4. maddesinde hizmet erbabına ödenen çocuk zamlarının GV. İstisna olduğu ancak bu zamların devletçe verilen miktarları aştığı takdirde, fazlasının vergiye tabi tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Çocuk yardımının hesabında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 202. maddesi esas alınmaktadır. Maddeye göre çocuklardan her biri için de 250 gösterge rakamının (72. ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödeneceği belirtilmiştir. Aynı yasanın 206. maddesinde çocuk yardımının verilmeyeceği haller de belirtilmiştir. 

    21.04.2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle bu fıkraya "50 gösterge rakamının" ibaresinden sonra gelmek üzere, "(72. ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) " ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.  

    Bu durumda, 01.01.2019/30.06.2019 tarihleri arasında geçerli olan GV. istisna çocuk zammı tutarları aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.

     

    Tek çocuk için 0-6 yaş grubu (72 ay dahil) arasında (500 gösx0,130597) katsayı =  65,30 TL/Ay,

    -6 yaş üzeri bir çocuk için(250 Gös.x0,130597)                                            =  32,65 TL/Ay,

     

    -1 fazla Çocuğu olanlar:

    Çocuklardan iki veya daha fazlası (0-6 grubunda olanlar için 65,30x2)                = 130,60 TL/Ay,

    -Çocuk biri 0-6 grubunda olanlar (65,30+32,65)                                                     =  97,95 TL/Ay,

    -Çocuk tümü 0-6 yaş üstünde olan (32,65x3)                                                        =  97,95 TL/Ay,

     

    ÜCRETLERİN BANKA ARACILIĞIYLA ÖDENMESİ:

    4857 Sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde yapılan değişiklik ve 18 Kasım 2008 tarih ve 27058 sayılı RG.’ de yayımlanan “Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik” hükümleri uyarınca İş Kanunu hükümlerine tabi olan işverenler ile üçüncü kişiler, Türkiye genelinde çalıştırdıkları işçi sayısının en az beş olması halinde, çalıştırdıkları işçiye o ay içinde yapacakları her türlü ödemenin kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarını, bankalar aracılığıyla ödemekle yükümlü tutulmuşlardır. Banka aracılığıyla ödeme yapması gereken işverenlerin, işyerlerinin bulunduğu mahalde banka şubesi bulunmaması ya da çalışanlara banka aracığıyla ödeme yapılmasına imkân bulunmaması halinde söz konusu ödemeler T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü şubeleri aracılığıyla gerçekleştirilecektir.

     

    ÖZÜRLÜ, ESKİ HÜKÜMLÜ/TERÖR MAĞDURU ÇALIŞTIRMA ORANLARI:

    26.05.2008 tarih ve 26887 sayılı RG.’ de yayınlanan 5763 sayılı Kanun ve 12 Temmuz 2012 tarih ve 28351 sayılı RG.’ de yayımlanan 6353 sayılı Kanun ile değişik 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30.maddesi uyarınca, işverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde %3 engelli, kamu işyerlerinde ise %4 engelli ve %2 eski hükümlü işçiyi veya 21.06.1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16.06.1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12.04.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21. maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler.

    Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır. Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür. İşyerinin işçisi iken engelli hâle gelenlere öncelik tanınır.

     

     

                DENETİM YETKİSİ:

                4857 sayılı Kanunun 91/2. ve 92. maddeleri aşağıda belirtildiği şekilde değiştirilmiştir. Kanuna, bireysel ve Toplu İş Sözleşmesine dayanan işçi alacak ve tazminatları için arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirildiği için artık Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri personelinin "İş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin” kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetlerini inceleme yetkisi kaldırılmıştır. İş Sözleşmesi devam eden işçilerin şikayetleri halinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının iş müfettişi denetim ve teftiş yetkisi devam edecektir. İş sözleşmesi son a eren işçiler ise artık doğrudan arabulucuya başvuracaklardır. (7036 sayılı Kanunun, 13-14. mad.,  RG. 25.10.2017 tarih, 30221 sayı.)

     

    ZAMANAŞIMI SÜRESİ:

    25.10.2017 tarihinde 30221 sayılı RG. Yayınlanan, 7036 sayılı İş mahkemeleri kanunu ile kıdem tazminatının tabi olduğu zamanaşımı süresine ilişkin düzenlemeye gidilmiştir.7036 sayılı İş mahkemeleri kanunu 15. maddesi ile 4857 sayılı Kanuna ek 3. maddesinde yapılan düzenlemeye göre; iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun; Yıllık izin ücreti, Kıdem tazminatı, İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat(ihbar tazminatı), İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat ve Kötü niyet tazminatının zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Değişiklik öncesinde kıdem tazminatına ilişkin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddeleri uyarınca genel zamanaşımı hakkın doğumundan itibaren on yıl olarak kabul edilmiştir. Değişiklik ile birlikte tazminata ilişkin zamanaşımı süresi “beş” yıla indirilmiştir. Böylelikle kıdem tazminatına ilişkin taleplerde hak, beş yıl süre içerisinde ileri sürülmez ise talep hakkı zamanaşımına uğrayacaktır.

    7036 sayılı İş mahkemeleri kanunu 15. maddesi ile 4857 sayılı Kanuna ek 3. maddesinin yürürlük tarihi yayım tarihi olan 25.10.2017 olarak kabul edilmiş olmakla zamanaşımı süresi henüz dolmamış alacak kalemleri bakımından da düzenlemeye gidilmiştir. Ek 3.maddede belirtilen yıllık ücretli izin ücreti ve tazminatlar için bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce (25.10.2017’den önce) işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam eder. Ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, ek 3. maddede öngörülen süreden uzun ise, ek 3.maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş olur. (Geçici madde hükmüne göre zaman aşımının henüz dolmamış kısmı beş yıldan fazla ise fazla süre dikkate alınmaz ve zaman aşımı süresi beş yıl olarak uygulanır).

    Örnek; 21.10.2013 tarihi itibari ile iş sözleşmesi kıdem tazminatına hak eder şekilde sonlanmış işçinin kıdem tazminatı talep hakkı için 10 yıllık zamanaşımı süresi hesaplandığında; maddenin yayım tarihi olan 25.10.2017 tarihinden sonra bakiye kalan 6 yıllık süre kanunda belirtilen beş yıllık zamanaşımı süresinden fazla olduğu için yeni düzenlemeye tabi kılınıp beş yıl olarak kabul edilecektir. Tarafların hak kaybına uğramamaları için talep haklarına ilişkin zamanaşımı süreleri dikkat etmeleri önem arz etmektedir.

     

              HAYAT SİGORTASI POLİÇELERİ/GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN:

              193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Gerçek Ücretler başlıklı 63.maddesinin 3.fıkrasında; Ücretin gerçek safi değeri işveren tarafından verilen para ve ayınlar’ la sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktardır.

    Sigortanın Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50’si ile ölüm, kaza, sağlık, hastalık, engellilik, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler (İndirim konusu yapılacak primler toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Bakanlar Kurulu bu bentte yer alan oranları yarısına kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya ve belirtilen haddi, asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir) denmektedir. Kanun maddesinden anlaşıldığı üzere sigortalının ödediği sağlık primleri, primin ödendiği ayda elde edilen ücretin %15 oranında vergisinde indirim sağlayacak. İşçinin kendisine, eşine ve çocuklarına ödenen hastalık, sağlık, hayat, kaza ve benzeri özel sağlık sigortası prim tutarları belli sınırlar dahilin’ de indirim konusu yapılır. Ödemenin yapıldığı ayda elde edilen ücretin %15’ ini, yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. (2019 yılı için 30.700,80 TL/Yıl).

                SİGORTA PRİMİ YÖNÜNDEN:

    SGK Uygulama Kanunu’nda, “işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgarî ücretin yüzde 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tâbi tutulmaz” deniliyor. Sigortalı adına ay içinde özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payı adı altında işverence yapılan ödemeler toplamının aylık asgari ücretin %30’una isabet eden kısmı prime esas kazanca dahil edilmeyecek, kalan tutar ise ödendiği ayın prime esas kazancına dahil edilecek. Özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payı adı altında işverenlerce yapılan ödemelerden prime esas kazanca dahil edilecek tutar;

    “Brüt Aylık Asgari Ücret x %30 = İstisna Tutarı, Özel Sağlık Sigortası Primi + Bireysel Emeklilik Katkı Payı - İstisna Tutarı = Prime Esas Kazanca Dahil Edilecek Özel Sağlık Sigortası Primi ve Bireysel Emeklilik Katkı Payı Tutarı” formülü vasıtasıyla hesaplanacak.

    Buna karşın, sigortalının özel sağlık sigortası ve bireysel emeklilik katkı payının ödendiği aydaki prime esas kazancının, prime esas kazanç üst sınırının üzerinde olması halinde, söz konusu özel sağlık sigortası ve bireysel emeklilik katkı payları takip eden iki ayda üst sınır aşılmamak kaydıyla sigortalının prime esas kazancına dahil edilecek.

    Sigortalı adına işveren tarafından yalnızca özel sağlık sigortası primi veya yalnızca bireysel emeklilik katkı payı ödenmiş olması durumunda ise prime esas kazanca dahil edilecek tutar, ödenen özel sağlık sigortası primi veya bireysel emeklilik katkı payı üzerinden %30 oranındaki istisna tutarının düşülmesi suretiyle hesaplanacak. 5510 sayılı SGK. 80/b maddesi. (2.558,40x30=767,52 TL/Ay). Bu indirimin uygulanabilmesi için sigorta poliçesinin ve ödeme belgelerinin ibrazı gerekir.

     

    ALACAK TALEPLERİNE GÖRE FAİZ BAŞLANGIÇ TARİHLERİ ve TÜRLERİ :

    Kıdem Tazminatı      :

    Fesih tarihinden İtibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı, 

    Ücret(Prim, İkramiye):

    Dava/Temerrüt tarihinden İtibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı, 

                Fazla Çalışma/Hafta Tatili ve Genel Tatil Çalışması:

    Dava/Temerrüt tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı, 

    Boşta Geçen Süre Ücreti (4 aylık):

    Dava/Temerrüt tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı, 

    İşe Başlatmama Tazminatı (4/8 aylık):

    Dava/Temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz oranı, 

    Kötü Niyet Tazminatı:

    Dava/Temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz oranı, 

    İhbar Tazminatı/Asgari Geçim İndirimi/Yıllık Ücretli İzincreti:

    Dava/Temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz oranı, 

    İş Kazasına Dayalı Maddi ve Manevi Tazminat:

    Olay tarihinden itibaren yasal faiz oranı,

     

    Dava tahsil amaçlı Belirsiz Alacak Davası ise davanın tamamı için dava/temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülür. Dava kısmi eda külli tespit davası ise temerrüt yoksa dava dilekçesinde belirtilen miktar için dava tarihinden, ıslah edilen (artırılan) miktar için ıslah (artırma) tarihinden itibaren faiz yürütülür. Dava kısmı dava ise temerrüt yoksa dava dilekçesinde belirtilen miktar için dava tarihi, artırılan miktar için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilir.

     

    İBRA BELGESİ:

    Türk Hukukunda ibra sözleşmesi 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olup, kabul edilen Kanunun 132. maddesinde “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir.

    İş ilişkisinde borcun ibra yoluyla sona ermesi ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesinde öngörülmüştür. Sözü edilen hükme göre İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, İbra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, İbra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, Ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır.

    Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420.maddesinde, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde yapılan ibra sözleşmelerine geçerlilik tanınmayacağı bildirilmiştir. Aynı maddede, alacağın bir kısmının ödenmesi şartına bağlı ibra sözleşmelerinin (ivazlı ibra), ancak ödemenin banka kanalıyla yapılmış olması halinde geçerli olacağı öngörülmüştür.

    4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinde, feshe itiraz bakımından bir aylık hak düşürücü süre öngörülmüş olmakla, feshi izleyen bir ay içinde işçinin işe iade davası açma hakkı bulunmaktadır. Bu noktada feshi izleyen bir aylık süre, işçinin eski işine dönüp dönmeyeceğinin tespiti bakımından önemlidir. O hâlde feshi izleyen bir aylık sürede işverenin olası baskılarını azaltmak, iş güvencesinin sağlanması için de gereklidir. Geçerli ve haklı neden iddialarına dayanan fesihlerde dahi ibraname düzenlenmesi için feshi izleyen bir aylık sürenin beklenmesi gerekir. Bir aylık bekleme süresi kısmi ibra açısından işçinin bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesinin bir ay süreyle gecikmesi anlamına gelse de temelde işçi yararına bir durumdur. Hemen belirtelim ki bir aylık bekleme süresi ibra sözleşmelerinin düzenlenme zamanı ile ilgili olup ifayı ilgilendiren bir durum değildir.Başka bir anlatımla işçinin fesih ile muaccel hale gelen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücreti gibi haklarının ödeme tarihi bir ay süreyle ertelenmiş değildir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun aynı maddesinde, işverence yapılacak olan ödemelerin banka yoluyla yapılması zorunluluğunun getirilmesi, ibranamenin geçerliliği noktasında sonuca etkilidir. Ancak banka dışı yollarla yapılan ödemelerde borç ibra yerine tamamen veya kısmen ifa yoluyla sona ermiş olur.

    Sözü edilen yasal düzenleme, sadece işçinin alacaklı olduğu durumlar için işçi yararına kısıtlamalar öngörmektedir. İşverenin cezai şart ve eğitim gideri talep ettiği yine işçinin vermiş olduğu zararın tazminine dair uygulamalarda ve hatta sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde işçinin işverene borçlu olduğu durumlarda, taraflar herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın işçinin borçlarını ibra yoluyla sona erdirebilirler. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri, destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri tazminat ve alacaklar dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün haklar yönünden uygulanır.

    Bununla birlikte iş ilişkisi devam ederken alınan ibraname de geçersizdir. Ayrıca ibranamenin tarih içermemesi ya da içeriğinden de fesih tarihinden sonra düzenlendiğinin açıkça anlaşılamaması durumunda ibranameye değer verilemez.İbra sözleşmesi, varlığı tartışmasız olan bir borcun sona erdirilmesine dair bir yol olmakla, varlığı şüpheli yada tartışmalı olan borçların ibra yoluyla sona ermesi mümkün değildir. Bu nedenle işçinin hak kazanmadığı ileri sürülen bir borcun ibraya konu olması düşünülemez. Savunma ve işverenin diğer kayıtları ile çelişen ibra sözleşmelerinin geçersiz olduğu kabul edilmelidir.

    Miktar içeren ibra sözleşmelerinde, alacağın tamamen ödenmiş olması durumunda borç ifa yoluyla sona ermiş olur.Buna karşın kısmi ödeme hallerinde, ibraya değer verilmemekte ve yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir. Miktar içeren ibranamenin çalışırken alınmış olması makbuz etkisini ortadan kaldırmaz. Buna karşılık miktar içermeyen ibra sözleşmelerinde ise, geçerlilik sorunu titizlikle ele alınmalıdır. İrade fesadı denetimi yapılmalı ve somut olayın özelliklerine göre ibranamenin geçerliliği konusunda çözümler aranmalıdır.

    Fesihten sonra düzenlenen ve alacak kalemlerinin tek, tek sayıldığı ibranamede, irade fesadı haller ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece ibra iradesi geçerli sayılmalıdır. İbranamede yer alan işçilik alacaklarının bir kısmı yönünden savunma ile çelişkinin varlığı ibranameyi bütünüyle geçersiz kılmaz.

    Savunma ile çelişmeyen kısımlar yönünden ibra iradesine değer verilmelidir. Başka bir anlatımla, bu gibi durumlarda ibranamenin bölünebilir etkisinden söz edilebilir. Bir ibraname bazı alacaklar bakımından makbuz hükmünde sayılırken, bazı işçilik hak ve alacakları bakımından ise çelişki sebebiyle geçersizlikten söz edilebilir. Aynı ibranamede çelişki bulunmayan ve miktar içermeyen kalemler bakımından ise borç ibra yoluyla sona ermiş sayılabilir. (YHG. 29.11.2017 T, 2015/3553 E,2017/1451 K).

     

                ANALIK HALİNDE GECE ÇALIŞMASI ve SÜT İZNİ:

Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar. Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir. (AY. Mad. 50).

            Çalışma hayatında “gece” en geç saat 20.00’ de başlayarak en erken saat 06.00’ ya kadar geçen ve her halde en fazla on bir saat süren dönemdir. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 69/3. fıkrasında “İşçilerin gece çalışmaları yedi buçuk saati geçemez. Ancak, turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde işçinin yazılı onayının alınması şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir” hükmü bulunmakta olup, gece çalışmasının zamlı ücret üzerinden ödeneceği hususunda kanuni düzenleme bulunmamakla birlikte gece yapılan fazla çalışmaların zamlı ücret üzerinden ödenme yapılması, yerleşik Yargıtay kararları gereğidir.(YG.22 HD. 2017/7304 E, 2017/2460 K, 20.02.2017 T).

            Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. İşçi süt iznini toplamak suretiyle toplu kullanma talebinde bulunamaz. İşverence süt izni verilmemesinin yaptırımı da, idari para cezası olarak anılan yasanın 104. maddesinde öngörülmüştür. Belirtmek gerekir ki ceza yaptırımına bağlanan bir davranışın hukuki bir yaptırımı da olmalıdır.

            Süt izni yasadan kaynaklanan bir mazeret iznidir ve yasal haktır. Kural olarak da ücrete tabidir. Ancak ertelenmeme özelliği vardır ve sonradan kullanılamaz. Bu nedenle de doğduğu an kullanılması için işçi tarafından talep edilmesi gerekir. Her ne kadar süt izni karşılığı ücret öngörülmemiş ise de işçiye verilmemesi halinde bağlanan cezai yaptırım gibi hukuki bir yaptırım da bağlanmalıdır. İşçi süt izni olan günlük 1,5 saatlik zamanda çalışmış ise bunun karşılığı mesai yaptığından, fazla mesai olarak değerlendirilmeli ve fazla mesainin karşılığı ücret hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır.(YG.9. HD. 2017/4543 E, 2017/7375 K, 27.04.2017 T).

            Doğum izni sonrası analık izninin bitiminden itibaren çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi amacıyla ve çocuğun hayatta olması kaydıyla kadın işçi ile üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçilere istekleri halinde 1. Doğumda 60 gün, 2. Doğumda 120 gün, sonraki doğumlarda 180 gün süreyle haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin verilir. Çoğul doğum halinde bu sürelere 30 gün eklenir. Çocuğun engelli doğması halinde bu süre 360 gün olarak uygulanır. Bu fıkra hükümlerinden yararlanılan süre içerisinde süt iznine ilişkin hükümler uygulanmaz.

            Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir.

            Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın iş sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz.

            İsteği halinde kadın işçiye, 16 haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde 18 haftalık süreden sonra 6 aya kadar ücretsiz izin verilir.(Ek cümle: 29.01.2016-6663/22. Md). Bu izin, 3 yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinme halinde eşlerden birine veya evlat edinene verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.  

4857 Sayılı Kanun’un 74/7. Maddesinde. “Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bu madde hükümleri iş sözleşmesi ile çalışan ve bu kanun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçi için uygulanır.

Kadın işçilere çocuklarını emzirmeleri için günde bir buçuk saat (aksi yönde işçi lehine olmak üzere taraflar arasında süre düzenlemesi yapılabileceği gibi) süt izni verilmesi hususu işverenin inisiyatifinde olan bir durum olmayıp, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 74/7. fıkrası uyarınca da bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağının işçi tarafından belirleneceği hüküm altına alınmış olup, işçinin süt izni kullanması gerektiği halde bu iznin kullandırılmaması durumunda, kullandırılmayan sürenin tespiti ile %50 zamlı ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü Anayasa’nın 50/2. maddesine ve amaç sal yorum benimsemek suretiyle 4857 Sayılı Kanun’un ruhuna daha uygun düşeceğinden hükmün bozulması gerekmiştir. (Doğum Yapan Kadın İşçiye Süt İzni Verilmemesi, Karar İncelemesi, Prof. Dr. Fevzi Şahlanan,YG. 22. HD. 2015/12878 E,2016/17527 K, 13.06.2016 T.)

 

ÇALIŞMA SÜRELERİ YÖNETMELİĞİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:

            İş Kanunu’na İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliğinin 4. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Yer altında maden işlerinde çalışan işçilere, 4857 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca zorunlu nedenlerle ve 43. maddesi uyarınca olağanüstü hallerde, haftalık otuz yedi buçuk saati aşan her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüzden az olmamak üzere arttırılması suretiyle ödenir.” (06.04.2004 tarihli ve 25425 sayılı RG).

Aynı Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir. “4857 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca zorunlu nedenler ve 43. maddesi uyarınca olağanüstü haller dışında yer altında maden işlerinde çalışan işçilere fazla çalışma yaptırılamaz.”

Aynı Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Fazla çalışma ihtiyacı olan işverence bu onay iş sözleşmesinin yapılması esnasında ya da bu ihtiyaç ortaya çıktığında alınır ve işçi özlük dosyasında saklanır. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapmak istemeyen işçi verdiği onayı otuz gün önceden işverene yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla geri alabilir.”

 

 

ÜCRETLERİN BANKADAN ÖDENMESİ ZORUNLULUĞU:

Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 21.05.2016 tarihli RG. ’de yayımlanarak yayımı tarihini izleyen aybaşında yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik ile birlikte daha önce 10 kişi ve üzerinde işçi çalıştıran işverenlerin ücretleri bankalar kanalıyla ödeme zorunluluğu 5 kişiye indirilerek yeniden düzenlenmiştir.

Yapılan bu son düzenlemeye göre;

İşyerleri ve işletmelerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulandığı işverenler ile üçüncü kişiler 01.06.2016 tarihinden itibaren Türkiye genelinde çalıştırdıkları işçi sayısının en az beş olması halinde, çalıştırdıkları işçiye o ay içinde yapacakları her türlü ödemenin kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarını, bankalar aracılığıyla ödemekle yükümlüdürler.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 102. maddesi hükmü uyarınca, Türkiye genelinde en az beş işçi çalıştıran işverenler tarafından ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü istihkakın özel olarak işçi adına açılan banka hesabına yatırılmaması durumunda, idari para cezası kesilecektir. Dolayısı ile bu cezaya muhatap olunmaması için bütün işçilerin  aylık ücretlerinin, işçilere ait  banka hesaplarına yatırılması gerekmektedir. 

Kadın Hizmet Erbabına Sağlanan Kreş ve Gündüz Bakımevi

Yardımı ile Hizmet Erbabına Ödenen Tazminatların Vergilendirilmesi

(7103 sayılı Kanunun 6.ve 11. Maddeleri, 303 sayılı GV. Genel Tebliği)

7103 sayılı Kanunla, 193 sayılı Kanunun gelir vergisinden istisna edilen ücretleri düzenleyen 23. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki (16) numaralı bent eklenmiştir.

“16. İşverenlerce, kadın hizmet erbabına kreş ve gündüz bakımevi hizmeti verilmek suretiyle sağlanan menfaatler (İşverenlerce bu hizmetlerin verilmediği durumlarda, ödemenin doğrudan bu hizmetleri sağlayan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerine yapılması şartıyla, her bir çocuk için aylık, asgarî ücretin aylık brüt tutarının %15’ini aşmamak üzere bu istisnadan yararlanılır. Kreş ve gündüz bakımevi hizmetini sağlayanlara yapılan ödemelerin belirlenen istisna tutarını aşan kısmı ile hizmet erbabına bu amaçla nakden yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir. Bu bentte yer alan %15 oranını, asgarî ücretin aylık brüt tutarının %50’sine kadar artırmaya ve kanuni seviyesine getirmeye Bakanlar Kurulu, bu istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.).”

(1) Kreş ve gündüz bakımevi hizmetinin işverenlerce iş yerinde verilmesi halinde, bu hizmetten faydalanan kadın hizmet erbabına sağlanan menfaatin tamamı gelir vergisinden istisna olacaktır. Söz konusu hizmetin, işverenin kendisine ait veya kiralamış olduğu diğer yerlerde verilmesi istisna uygulamasına engel teşkil etmeyecektir.

(2) İşverenlerce, kreş ve gündüz bakımevi hizmetinin işyerinde verilmediği durumlarda, kadın hizmet erbabının hizmet aldığı gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince işletilen kreş ve gündüz bakım evlerine ödeme yapılmak suretiyle sağlanan menfaatler de istisna kapsamındadır. Kadın hizmet erbabına sağlanan menfaatin ücret istisnasına tabi tutulabilmesi için; bu hizmetin gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince işletilen kreş ve gündüz bakım evlerinden alınması, ödemenin hizmet erbabına değil doğrudan bu hizmeti sağlayan mükelleflere yapılması gerekmektedir. Hizmet erbabına doğrudan yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler ise ücret olarak vergilendirilecektir.

(3) İşverenlerce, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince işletilen kreş ve gündüz bakım evlerine ödeme yapıldığı durumlarda, istisnadan yararlanılacak tutar her bir çocuk için asgarî ücretin aylık brüt tutarının %15’ini aşmayacaktır. Sağlanan menfaatin asgari ücretin aylık brüt tutarının %15’ini aşması halinde, aşan kısım ücret olarak vergilendirilecektir. %15 oranını, asgarî ücretin aylık brüt tutarının %50’sine kadar artırmaya ve kanuni seviyesine getirmeye Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir. 05.05.2018 tarihli ve 30412 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2018/11674 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile %15 oranı, bu tarihten itibaren asgari ücretin brüt tutarının %50’si olarak belirlenmiştir.

(4) İşverenlerce, kadın hizmet erbabı adına doğrudan kreş ve gündüz bakımevi işleten mükelleflere yapılan ödemelerin belli bir dönem için toplu olarak yapılması durumunda, her bir aya isabet eden tutar, ilgili ay ücret matrahı ile ilişkilendirilerek istisna uygulanacaktır.

(5) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince, işveren tarafından ödenen tutar da dahil olmak üzere, kreş ve gündüz bakımevi hizmeti karşılığı olarak faturanın hizmet erbabı adına düzenlenmesi gerekmekte olup, işverenlerin bu kapsamda yaptığı ödemelere ilişkin belgeleri 213 sayılı Kanunda öngörülen süre boyunca saklamaları zorunludur.

(6) Kadın hizmet erbabına, 193 sayılı Kanunun 23. maddesinin birinci fıkrasının (16) numaralı bendi kapsamında sağlanan menfaat ve yapılan ödemelere ilişkin tutarların, asıl ücret ile birlikte ücret bordrosunda gösterilmesi gerekmektedir.

(7) İşverenlerce, ilgili Kanunlar, toplu iş sözleşmeleri veya bireysel iş sözleşmelerine istinaden hizmet erbabına, asıl ücretine ilave olarak bazı ödemeler yapılabilmekte ve menfaatler sağlanabilmektedir. Yapılan bu tarz ödeme ve sağlanan menfaatler, 193 sayılı Kanun uygulamasında ücret kapsamında değerlendirilmektedir.

(8) 193 sayılı Kanunun 23. maddesinin birinci fıkrasının (16) numaralı bendinde yer alan istisna düzenlemesinin kapsamı; işverenlerce, ilgili Kanunlar, toplu iş sözleşmeleri veya bireysel iş sözleşmelerine istinaden, kadın hizmet erbabına işyerinde kreş ve gündüz bakımevi hizmeti verilmesi veya bu hizmetlerin verilmediği durumlarda, bu hizmetleri sağlayan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerine doğrudan ödeme yapılması suretiyle, kadın hizmet erbabının asıl ücretine ek olarak sağlanan menfaatlerin gelir vergisinden istisna edilmesidir.

Bu kapsamda, istisnadan faydalanılması için kadın hizmet erbabına sağlanan menfaatin, ilgili Kanunlar, toplu iş sözleşmeleri veya bireysel iş sözleşmelerine dayanarak ödenen asıl ücrete ilave olarak sağlanması şart olup, kadın hizmet erbabının asıl ücretinin bir kısmının kreş ve gündüz bakımevi hizmeti ödemesi gibi değerlendirilmek suretiyle anılan istisnaya konu edilmesi mümkün değildir.

Hizmet Erbabına Ödenen Tazminatların Vergilendirilmesi ile İstisna Uygulaması

(1) 7103 sayılı Kanunla 193 sayılı Kanunun tazminat ve yardımlarda gelir vergisi istisnasını düzenleyen 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

7. a) 25.08.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu ve 20.04.1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununa göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 13.06.1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (Hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz.);

b) Hizmet erbabının tabi olduğu mevzuata göre bu bendin (a) alt bendinde belirtilen istisna tutarının hesabında dikkate alınmak şartıyla, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar (Bu bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.);”

(2) 7103 sayılı Kanunla 193 sayılı Kanunun 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki (7) numaralı bent eklenmiştir.

“7. Hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar.”

Hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra yapılan ödemeler ve yardımların vergilendirilmesi

(1) 193 sayılı Kanunun 61. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen bent hükmü ile hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi ve ikale sözleşmesi gibi sözleşmeler kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımların ücret olarak kabul edildiği ve vergilendirildiği hususuna açıklık getirilmiştir.

(2) Bu tazminatlar, hizmet erbabına işten ayrılma, emekli olma, dava açmama vb. nedenlerle çalışmasından bağımsız olarak ödenmiş olup olmadığına bakılmaksızın, ücret hükümlerine göre vergilendirilecektir.

Kıdem tazminatlarında istisna uygulaması:

(1) 7103 sayılı Kanunla 193 sayılı Kanunun 25. maddesinin birinci fıkrasının yeniden düzenlenen (7) numaralı bendinin (a) alt bendi ile 1475, 854 ve 5953 sayılı Kanunlara göre ödenen kıdem tazminatlarına uygulanacak istisnaya ilişkin düzenleme aynen korunmuştur.

(2) Bu çerçevede ücret kapsamında değerlendirilen;

a) 1475 ve 854 sayılı Kanunlar uyarınca ödenmesi gereken kıdem tazminatları,

b) 5953 sayılı Kanun uyarınca yapılan ve çalışanın son brüt ücreti üzerinden hesaplanan ve ödenen 24 aylık tutarı aşmayan kıdem tazminatları

Gelir vergisinden istisna edilecektir.

(3) 1475 ve 854 sayılı Kanunlar uyarınca, hizmet erbabının çalıştığı süre ve kıdem tazminatına esas ücreti dikkate alınarak hesaplanan ve ödenen kıdem tazminatları istisna kapsamına girmekte olup hesaplanan bu tutarları aşan ilave ödemeler ise ücret kapsamında değerlendirilmek suretiyle vergilendirilecektir. Dolayısıyla, hizmet erbabının kıdem tazminatına esas ücretine göre hesaplanan ve en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenen azami emekli ikramiyesi tutarını aşan ödemelerde ise en yüksek Devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesi kadarlık kısmı istisnaya konu edilecek, aşan kısmı ise ücret olarak vergilendirilecektir.

(4) Kıdem tazminatının yıllık miktarı 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emekli ikramiyesini geçemez. Bu tutar 01.01.2019 tarihi itibariyle 6.017,60 TL’dir.

Hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra yapılan ödemeler ve yardımlarda istisna

(1) Çalışma hayatında hizmet erbabına işten ayrılma, emekli olma, dava açılmaması vb. nedenlerle karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi ödemeler yapılabilmektedir. 193 sayılı Kanunun 25. maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinin (b) alt bendinde yapılan düzenleme ile bu ödemelerinde çalışanın tabi olduğu mevzuata göre kıdem tazminatına ilişkin istisna tutarının hesabında dikkate alınması gerektiği hususuna açıklık getirilmiştir. Buna göre, anılan Kanunlar uyarınca ödenecek kıdem tazminatlarından gelir vergisinden istisna edilecek tutar hesap edilirken, yukarıda sayılan ödemeler de dahil edilerek ödemelerin toplamı üzerinden istisna uygulanacak, istisnayı aşan tutarlar ise ücret olarak gelir vergisine tabi tutulacaktır.

(2) 1475 ve 854 sayılı Kanunlar uyarınca bu Tebliğin 10. maddesinde belirtildiği şekilde hesaplanan kıdem tazminatı tutarı dışında, birinci fıkrada sayılan ilave bir tazminat ödemesi yapılması halinde, bu ödemenin; bu tutar ile kıdem tazminatı tutarı toplamının, en yüksek Devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesi tutarını aşmayan kısmı istisnaya konu edilecektir.

(3) 5953 sayılı Kanun uyarınca kıdem tazminatı ödenen hizmet erbabına, bu tazminat dışında, birinci fıkrada sayılan ilave bir tazminat ödemesi yapılması halinde, bu tutar ile kıdem tazminatı tutarı toplamının, çalışanın son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 24 aylık tutarını aşmayan kısmı istisnaya tabi tutulacaktır.

(4) 1475 ve 854 sayılı Kanunlara tabi olarak çalışanlara kıdem tazminatı ödenmediği, ancak birinci fıkrada sayılan bir tazminat ödendiği durumlarda, ödenen bu tazminat tutarının, en yüksek Devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesi tutarını aşmayan kısmı, 5953 sayılı Kanuna tabi olarak çalışanlarda ise çalışanın son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 24 aylık tutarını aşmayan kısmı istisnaya tabi tutulacak, aşan kısmı ise ücret olarak vergiye tabi tutulacaktır.

 

 

İŞ YARGILAMASINDA ZORUNLU ARABULUCULUK:

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun iş yargılaması bakımından getirdiği en önemli yenilik, zorunlu arabuluculuk müessesidir. Arabuluculuğun zorunlu dava şartı olduğu öngörülmüş olup 01.01.2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Buna göre: Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. HMK’ nın 115/2. maddesinde dava şartı noksanlığı halinde, davanın usulden reddi veya giderilebilir eksiklik ise süre verilmesini öngördüğü halde 7036 sayılı Kanunun “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. ”Dava şartı noksanlığının giderilmesi (arabulucuya başvurulması) için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir.

İş uyuşmazlıklarında arabulucuya başvuru dava şartı öngörüldüğünden, davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varıldığını veya varılamadığına ilişkin tutulan son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluk yerine getirilmediğinde, tutanağın sunulması için bir haftalık süre verilecek bu süre içinde de sunulmadığında, dava usulden reddedilecektir.

 

Arabuluculuk tutanağına;

*Boşta geçen süre ile işe başlatmama tazminatını miktar olarak gösterilmesi,

*Son çare ilkesi arabuluculuk aşamasında taraflarca uygulamaya konulabilecek, işçiye uygun başka bir işte çalışması kararlaştırılabilir.

*Zorunlu arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığı hallerde işçinin son tutanak tarihinden itibaren iki haftalık, hak düşürücü süre içinde işe iade davası açmasının mümkün olduğu,

*Yargılama sonunda feshin geçerli nedene dayanmadığı tespit edildiğinde, mahkemece boşta geçen süreye ait ücretler diğer hakları, işe başlatmama tazminatı parasal miktarı tespit edilecektir. (7036 sayılı kanunun 39. mad.).

*İşe başvuru ve başlatmama halinde miktarı belli olan alacaklarının ödenmesinin önünün açılacağı, ödenmediği takdirde İlamsız İcra takibi yapılmasına imkanı sağlanacağı. Kesinleşen ilam üzerine işçi, işe başlamak için yasal süre süresi içinde başvurmadığında, yasa gereği önceki feshin geçerli feshin sonuçları doğduğundan şarta bağlı olarak tahsiline karar verilen boşta geçen süreye ait hakları ile işe başlatmama tazminatının koşulları oluşmaz.

*İşçi işe başlamak için süresi içinde başvurduğunda boşta geçen süreyle ilgili şart gerçekleşmiş olmakla tahsil imkanı doğacaktır. İşe başlatılmış olsa dahi boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklarıyla ilgili belirlenen alacak miktarının işverence ödenmesi gerekir, işe başlatılması halinde ise işe başlatmama tazminatı ödenmez. (HGK. 2015/22-1035 E, 2017/534 K, 22.03.2017 T).

 



14.01.2019 2019 YILI İŞ ve SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU GÜNCEL BİLGİLERİ (01.01.2019/31.12.2019)
2019 YILI İŞ ve SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU GÜNCEL BİLGİLERİ (01.01.2019/31.12.2019) [Ayrıntılar]
09.07.2018 İŞ HUKUKU MEVZUATINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER (2018/2. Dönem)
İŞ HUKUKU MEVZUATINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER (2018/2. Dönem) [Ayrıntılar]
BİZİ TAKİP EDİN